Oyun Çeşitleri
Oyun çeşitleri başlıca beş kümeye ayrılabilir:
- Öz yapılarına göre oyun çeşitleri
- Oynandığı yerler göre oyun çeşitleri
- Araçsız yapılan oyunlar
- Araçta yapılan oyunlar
- Araçla yapılan oyunlar
- Öz yapılarına göre oyun çeşitleri
a. Öz Yapılarına Göre Oyun Çeşitleri
Öz yapılarına göre oyun çeşitleri, başlıca dört gruba ayrılır. Bunlar;
- İşlev oyunları
- Ben oyunları
- Hayal oyunları
- Küme oyunları
İşlev oyunları: Çocuğun 0-3 yaşları arasında doğal olarak yaptığı devinimlere ve oynadığı oyunlara 'işlev oyunları' denir. İşlev oyunları süt çağı ve özerklik dönemi olarak iki grupta incelenir.
Süt dönemi (0-1 yaş)
Çocuğun süt çağında bilinçsiz ve içgüdüsel olan hareketlerine sütçağı işlev oyunları denir. Sevindiği yada heyecanlandığı zaman çeşitli sesler çıkartır. Ellerini, kollarını, bacaklarını sallayarak hareketler yapar. Çocuk bu dönemde kendi vücudunu tanımaktadır. Bu nedenle de vücudu ile ilgili oyunlardan hoşlanır.
Bu tür oyunlar hem çocuğu eğlendirir hem de çocuğun ağzını, burnunu, kulağını, gözünü, yüzünü, ellerini tanımasına ve tepkileri geliştirmesine yardımcı olur
Özerklik dönemi (1-3 yaş)
Çocuğun, 1-3 yaş döneminde, saldırganlık, kirletme, kırma gibi içgüdülerinin doyumu için yaptığı devinimlere ve oynadığı oyunlara özerklik dönemi işlev oyunları denir.
Bu çağ çocukları için saldırganlığı dışa atmaya yarayacak gürültü çıkaran oyuncaklarla oynamak; kirletme güdüsünü karşılamak için su, çamur ve kille oynamak gibi oyunlar, bu dönemin işlev oyunlarına örnek sayılabilir
Ben oyunları (3-6 yaş); Çocukların, kendilerini tanımalarına ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan 'ben oyunları''nın da başladığı yaştır. Bu dönemde çocuk kendini merkez olarak oynar. Çocuğun organlarını tanıması, görme, işitme, duyma ve buna benzer yetenekleri geliştirmesi dikkat ve algılama yeteneklerinin arttırılmasında ben oyunları önem taşımaktadır
Hayal oyunları: Çocuğun, bir nesneyi başka bir nesne gibi, bir olguyu başka bir olgu gibi düşünerek kurduğu oyunlara 'düş gücü oyunları' denir. Çocuk, iki-üç yaşlarında kendi başına oynadığı bu tür oyunları, yaşı büyüdükçe, arkadaş kümeleri içinde oynamağa başlar.
Çocuk, eline geçirdiği nesnelerin aslına bakmadan, düş gücüne başvurur, bir nesneyi başka bir nesne gibi kullanabilir. Örneğin: bir sopayı 'at' olarak, bir kutuyu 'tencere' olarak kullanabilir. Kimi oyunlarda baba rolü oynar, anne olur, bebek olup bakılmak ister. Doktor olur hastalarına bakar. Öğretmen olur, öğrencilerine ders anlatır vb.
Bu tür oyunlarda çocuk, yaşının ve boyunun küçüklüğünü düş gücü ile de olsa aşmış, güçsüzlüğünü yenmiş, özendiği büyüklerle boy ölçüşebilir duruma gelmiştir.
Düş gücü oyunları, hemen bir konuyu kapsar. Bu nedenle de her yerde oynanabilir. Anaokulunda düş gücü oyunları, oyun çeşitlerine ve özelliklerine göre düzenlenmiş ilgi köşelerinde oynanır.
Küme oyunları (Grup oyunları): Küme oyunları şarkılı, çekişmeli yarışlar yada bir olayın dramatizasyonu şeklinde oynanır. Örneğin çocukların severek oynadıkları saklambaç küme oyunlarına girmektedir. Çocukların topluca oynadıkları her türlü oyun küme oyunudur.
Grup oyunları çocukta 5-6 yaşlarında başlar, gelişir. Oyuncaklardan bıkan çocuk, bu yaşlarda evini ve çevresini tanımaya başlar. Komşu ve mahallesindeki akranları ile arkadaşlık kurar.
Topluluk oyunlarının çekirdeği mahalledir. Yaş ve güçte üstün olanlar her zaman lider durumundadır. Sözü dinlenir, dediği olur. Oyun kurallarına uyulur. Bu topluluk oyunlarının yarattığı bir otoritedir. Küme oyunlarında oyun süresi çok uzatılmamalıdır. İlgi dağılır. Bu oyunlar salon, sınıf ve açık havada oynanabilir.
b. Oynandığı Yere Göre Oyun Çeşitleri
Açık Hava Oyunları; Bahçe, kır, sokak, orman vb. açık yerlerde oynanan oyunlar 'açık hava oyunları'dır. Koşmaca, öykünme, öykünme yürüyüş ve koşuları, halkada oyunlar gibi çeşitleri vardır.
Açık havada oynanan oyunlarda çocuklar sürekli hareket halindedirler. Bu oyunlar; saklambaç, köşe kapmaca, bayrak kapma, koşmaca oyunları gibi oyunlardır.
Doğadaki birçok varlığın hareket ve seslerini taklit ederek oynanan oyunlara 'öykünme oyunları' denir. Bu tür oyunlar tek yada grup halinde oynanır. Örneğin; öğretmen çocuklara kurbağa olalım, kurbağa gibi zıplayalım der. Çocuklar yere çömelerek kurbağa olurlar, sıçramaya başlarlar.
İnsan, hayvan, taşıt hareketlerini taklit ederek oynanan oyunlardır. Dere, nine, ördek, araba, at yürüyüş ve koşuları bu ruba örnektir.
Çocukların oturarak yada ayakta bir halka oluşturup oynadıkları oyunlar vardır. Bu oyunlar şarkılı olduğu gibi çeşitli araç gereçle de oynanabilir. Örneğin; Bülbül kafeste oyunu.
İçeride Oynanan Oyunlar: Salon, sınıf, ev gibi kapalı yerlerde oynanan oyunlara denir. Bu oyunlar; şayet okulöncesi eğitim kurumunda oynanıyor ise serbest oyun ve etkinlik saatinde oynanan oyunlar ve oyun saatinde oyunlar olarak iki grup olarak uygulanır.
Serbest oyun ve etkinlikler saatinde oynanan oyunlar; Bu oyunlar, çocukların kendi koydukları kurallara göre ve ellerindeki malzemeyi kullanarak oynadıkları, çeşitli meslekleri ve olayları canlandırdıkları oyunlardır. Düş gücü oyunlarının çoğu bu kategoriye girer, bloklar eğitsel oyuncaklarla oynanan oyunlar bu grup oyunlardandır.
Örnek: Bir tabağa mevsim meyveleri konur (çiğ yenebilecek meyve, sebze, yemiş gibi) çocuğun gözleri bağlanır. Çocuktan dokunarak, koklayarak yada tadarak yiyeceklerin birini yada birkaçını tanıyıp adını söylemesi istenir. Böylece çocuğun dokunma, tatma duygusu ve dili gelişir.
Oyun saatinde oynanan oyunlar; oyun saatinde oynanan oyunlar, kurallı oyunlardır. Oyun saatinde oynanan tüm kurallı oyunlar ısındırıcı ve dinlendirici oyunlar olmak üzere üç aşamada uygulanır.
Çocukları oyunlara hazırlamak amacıyla uygulanan oyunlara 'ısındırıcı oyunlar' denir. Parmak oyunları, kolay beden hareketleri, hayvan-insan ve taşıt öykünmeleri ısındırıcı oyunlara örnek olarak verilebilir.
Belirli kurallara göre oynanan, oyun saatinde uygulanan ve devinim özelliği ağır basan oyunlara 'devinimli oyunlar' denir. Şarkılı oyunlar, halka oyunları, araçlı-araçsız oyunlar ve kolay beden eğitimi etkinliklerinin çoğu bu gruba girmektedir. Devinimli oyunlardan sonra çocukları dinlendirmek amacıyla oynanan oyunlara 'dinlendirici oyunlar' denir. Parmak oyunları, şarkılı, halkada ve dramatize oynanan oyunların oturarak oynananları ve az hareketli olanları bu oyun grubuna girer.
c. Araçsız, Araçta, Araçla Oynanan Oyun Çeşitleri
Araçsız yapılan oyunlar; Herhangi bir aracı gerektirmeden oynanan oyunlara denir. Her çeşit öykünme oyunu, şarkılı oyunlar araçsız yapılan kolay beden devinimleri ve halka oyunları bu küme kapsamı içinde düşünülür.
Araçta yapılan oyunlar; Belirli bir aracın üzerinde yapılan oyunlara denir. Denge oyunları, minder üzerinde yapılan devinimler vb. bir araç üzerinde yapılan bütün oyunlar, bu küme kapsamı içinde düşünülür. Buna örnek olarak iskemle kapma, takla yarışı vb. gösterilebilir.
Araçla yapılan oyunlar; Çeşitli araçların kullanılmasıyla oynanan oyunlara denir. Top oyunları, ilgi köşelerinde yapılan oyunlar ile aracı gerektiren bütün oyunlar, bu küme kapsamı içinde düşünülür.
Eğitimin İlk Basamağı: Oyun
İyi bir oyuncağın temel kuralı yaratıcılığı geliştirmesidir. O zaman oyuncak nedir? Oyuncak çocuğun temel yeteneklerini kolaylaştıran, böylelikle de büyük bir eğitimsel işlevi yerine getiren oyun malzemesidir. Oyuncağın tanımını öğrendiğimize göre oyun nedir?
Oyun, sonucu düşünülmeden eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir. Oyun 'iş'in karşıtı olarak düşünülmektedir. Çünkü işte belli bir iş söz konusudur.
Suyun Önemi: Her dönem için ama özellikle okul öncesi dönem için, bulunması, uygulanması en kolay oyun ve oyuncak "su" dur. Çocuğun saldırgan eğilimlerini baskılayan, olumsuz enerjisini boşaltan su, bu özelliğinin yanı sıra suyun içine bırakılacak ikincil malzemelerle çocuğun yaratıcılığını ve analitik düşünmesini de geliştirir.
Elektronik Oyuncaklar: Elektronik oyuncak, çocuğun dar bir mekanda sıkışıp kalmasına sebep olan bir bireysel oyundur. Oysa benzeri oyunlar, çocukluğun ilk yıllarında aşılmış ve artık çocuk kolektif oyun oynama dönemine girmiştir. Elektronik oyuncaklar, çocuğu arkadaşlarından uzaklaştırmakla sosyal gelişimini olumsuz açıdan etkilemektedir..
Dikkat, algı, göz-el koordinasyonu ve muhakeme gibi bazı zihinsel işlevlerin gelişiminde yararları bulunmasına karşın, elektronik oyuncaklar, çocuğun gerçek anlamdaki oyun faaliyetini ve sosyal gelişimini olumsuz bir biçimde etkileyebilmektedir.
Oyun Malzemeleri: Oyun malzemeleri beş ana grupta ele alınıyor;
- Birinci malzeme grubu, çocuğun etrafını saran dış dünyayı tanıması ve deneyim kazanmasına yardımcı olur. Çocuğun bunu gerçekleştirebilmesi için, ulaşabildiği tüm objeleri yakalama ve keşfetme olanağı verilmelidir. Bunların en önemlileri su, kum, toprak, çamur ve boyalardır.
- İkinci grup malzeme, çocuğun yaratıcı yeteneğini ve kendi kendini yönetebilme arzusunu uyaran çamur, boya ve tebeşirlerdir.
- Üçüncü grup oyun malzemesi, çocuğun hayal gücünü uyaran bebek, bebek elbiseleri ve hayvanlardır.
- Dördüncü grup malzeme, çocuğun yetişkin becerilerini kazanmasına yardımcı olan fırça, süpürge, küçük ev eşyası gibi model oyuncaklardır.
- Beşinci grup malzeme ise, çocuğun bedensel ve zihinsel yeteneklerinin gelişimine doğrudan doğruya yardımcı olan jimnastik gereçleriyle, inşa oyuncaklarıdır. (4)
Çocuk Ve Oyun
Bebek ve çocukların gelişimleri sırasında gelişimleri sırasında olgunlaşma ve sosyal boyutun erken gelişmesinde oyunun önemi belirgindir. Oyunlar önce bebeğin kendi bedensel duyumlarının araştırılması şeklinde çok küçük bir alanda başlamakta, sonra yakın çevresi içinde sürmekte ve daha sonrada büyük sosyal ortamlarda gerçekleştirilmektedir. Bebek, çocuk, ergen yada yetişkin bir kişinin neden oyun oynadığı sorusunun birçok yanıtı vardır. Bunlardan birincisi, içten gelen enerjinin boşaltılması için oyun oynanmaktadır. İkincisi, türe özgü davranışların çok uzun bir süredir aktarılmasına ve sürdürülmesine yardım etmektedir. Üçüncü yanıta göre oyun, gelecekteki becerilerin geliştirildiği bir alan olarak görülebilir.
Çocuk gelişimin de oyunun rolü: Ruhsal gelişim açsından en önemli ihtiyaçlardan biridir. Bir anlamda çocuğun en önemli görevi ve işi olarak bakılmaktadır. Çoğu kez erişkinler oyunu bir oyalanma aracı, bir eğlence aracı, boş zaman gibi görüyor. Yenidoğandan itibaren oyunun önemi çok fazladır. Çocuğun gelişimini çok hızlandıran, çevreyle olan ilişkisini çok arttırır. Bebeklik dönemine bakılırsa, yeni doğan bebeğin bile ilk defa anneyle iletişim kurması, karşılıklı gülücükler vermeleri bile bizim için oyunun en temel taşlarındandır. Anne-çocuk arasındaki en temel bağın kurulmasını sağlıyor.
Düzenli oyun oynama 3 yaştan itibaren başlıyor: Çocuk 3 yaştan itibaren düzenli oyun oynamaya başlayabiliyor, hayali oyun denilen oyunları. Evcilik, doktorculuk. Evcilik çocuğun dünyasında kendi cinsiyetini oturtmayı sağlar. Sosyal becerilerini geliştirmeyi, iletişim kurmayı sağlar.
Anne babalar, erkek çocukların bebeklerle oynamasından rahatsız olurlar, acaba cinsiyet rolünde karmaşa olur mu diye. Oysa erkek çocuklar en az kızlar kadar evcilik, hayali oyunlar gibi oyunlara ilgi duyarlar ve o tür oyunlar onların da kendi cinsiyet rollerini benimsemelerinde önem taşımaktadır.
Oyun duygusal gelişimi destekliyor: Oyun, çocuğun duygusal gelişimini desteklemektedir. Duygusal gelişim deyince, çocuklarda erişkinle gibi üzülüp seviniyorlar, öfkeleniyorlar. Tüm bu duyguların hepsini en fazla oyunla dile getirebiliyorlar. Bir yandan saldırgan dürtülerini oyunda, güreşerek dövüşerek öldürerek dışa vuruyorlar. Oyun ortamında saldırganlığını dışavurumunu sağlamak sosyal yaşantısında daha rahat olmasını, saldırganlığını oraya değil de, oyun ortamında dışa vurulmasını sağlar.
Oyunun Çocuğa Kazandırdıkları
- Oyun ortamı çocuğa iç çatışmalarıyla ve kaygılarıyla başa çıkma fırsatı verir.
- Çeşitli biçim ve boyutlardaki oyun malzemeleriyle oynaya oynaya çocuk, renk, boyut ve objelerin anlamını kavrar.
- Oyun, çocuğun bilişsel gelişimine olumlu açıdan, etkiler ve onun çevresini keşfetmesine olanak sağlar.
- Oyun içinde çocuk kendi hakkını korumayı, başkalarının hakkına saygı göstermeyi, işbirliği yapmayı, paylaşmayı ve toplumsallaşmayı öğrenir. Kısaca oyun çocuk için öğretici olduğu kadar eğitici bir ortamdır.
- Dikkat, algı, el-göz koordinasyonu ve muhakeme gibi bazı zihinsel işlevlerin gelişimine katkı sağlar .
- Oyun, çocuğun gelişimini hızlandırır
- Oyun, anne-çocuk arasında en temel bağın kurulmasına yardımcı olur
- Oyun sayesinde çocuğun yaratıcılığı artar.
- Çocuğun ruh sağlığı için oyun önemlidir .
Oyuncak
Oyuncak Nedir? Ve Önemi
Oyuncak kendi içinde bir bina ise oyuncaklarda o binanın tuğlalarıdır.Oyunu oyun yapan onu anlamlaştıran oyuncaklardır.
Bir gerçeklik olarak oyuncak "oyun aracıdır" denilebilir. Oyuncağın varlığı ise; insanın dış dünyaya açılmasını sağlayan, onu kendi bencilliğinden çıkarıp insan olmasına yardım eden, dış dünyayı kendisine mal etmesini sağlayan bir şeydir. Bu açıdan nesneleri tanımak için çocuğa verilen en basit oyuncaklardan daha sonra grup yani toplum içinde sosyal bir varlık olmak zorunsa olan insana kadar çeşitli fonksiyonları içeren ve "sanki gerçekmiş, öyleymiş gibi" olan nesnelere oyuncak denilebilir. Çocukların eğitim ve gelişimlerini tamamlayabilmesi, dış dünyayı tanıyabilmesi için oyuncaklara ihtiyacı vardır.
Çocuk için oyuncak kendi başına amaç değil bir araçtır. Oyuncaklar gelişim basamakları boyunca, çocuğun hareketlerine düzen getiren zihinsel, bedensel, psikososyal gelişimlerine yardımcı olan hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemeleri şeklinde tanımlanmaktadır.
Oyuncak, çocuğun beş duyusunu ve duygularını uyaran, değerlendirme ve uygulama yetilerini geliştiren, hayal gücünü zenginleştiren, bedensel ve sosyal gelişimini hızlandıran bir oyun aracıdır da denilmektedir
Çocuklar oyuncaklarla oynarken diğer çocuklarla iş birliği yapmayı, paylaşmayı, çeşitli problemleri birlikte çözüm yolları aramayı öğrenecek ve böylece ilerde çeşitli hayat durumlarına uyumları daha kolay olacaktır. Çocuklara verilen oyun materyalleri ne kadar çeşitli olursa, onların kazanacakları yaşantılar o kadar zengin, kişisel fikir ve duygularını ifade etme kabiliyetleri o derece gelişmiş olur
Oyuncaklar çocuğun doğal yeteneklerini ortaya çıkaran, eğitim işlevi gören oyun malzemeleridir. Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu geliştirirler. Böylelikle çocuk kendi kendine kara verir, beceriler kazanır. Yaşa uygun oyuncakla, çocukların tüm alanlarda gelişmelerini sağlarlar. Zihinsel, duygusal, sosyal, fiziksel gelişimlerine yardımcı olurlar.
Oyun Ve Oyuncağın Çocuğun Gelişim Alanlarına Etkisi
a- Bilişsel Gelişim
Çocuk çevresi ve toplumu bir çok niteliğini, gerçeklerini oyun yolu ile öğrenir. Oyun sırasında çocuğun duyuları çok iyi çalışır hareket becerileri zeka ve mantık yürütme merak, anlama ve becerileri gelişir. Oyun oynayan çocuk hem oyuncaklarıyla hem de diğer çocuklarla sürekli olarak sözel alışveriş yapar.
Oyun faaliyetleri çocuğun yaşı ilerledikçe okuma yazma sürecine giriş için de bir başlangıç sayılabilir. Yapılan birçok çalışmadan sonra oyun ve oyuncakların üretici düşüncenin geliştirilmesinde çok faydalı olduğu ortaya çıkmıştır. Oyun ve oyuncakları oynamak her ne kadar sosyal bir faaliyet gibi görünse de çocuğa bilişsel açıdan sağladığı faydaların çok fazladır.
Oyun yolu ile çocuğun sözcük dağarcığı gelişmektedir. Dolayısıyla çocuk düzgün cümle kurma, rahat konuşma ve düşüncelerini açıklama alışkanlığı kazanmakta, yeni bilgi ve deneyimler edinmekte nesneler arasındaki benzerlik ve farklılıkları kavramaya başlayarak, düşünme, algılama, kavrama ve imgelem gibi zihin gücü gerektiren soyut yeteneklerini geliştirmektedir.
b- Yaratıcılık Gelişimi
Yaratıcı oyun, çocukların daha önceden belirlenmiş metinlere yada kurallara bağlı olmaksızın gelişim düzeylerine uygun şartlarda tek başlarına yada gruplar halinde, kendi koydukları kurallar ile oynadıkları serbest oyundur şeklinde tanımlanmaktadır. Örneğin blok köşesinde şoförcülük oynayan çocuklar bu meslek ile ilgili tüm bildiklerini uygularlar. Kendi hayal güçleriyle de oyuna yenilikler ve değişikliklerde katarlar. Bir çok elişi etkinlikleri, su, kum havuzu ve bahçede oynanan oyunlarda çocuklara yaratıcı oyun için imkan sağlar. Çocuk çevresinde gördüklerini oyuna yansıttığı gibi yeni keşfettiği tutum ve davranışları da oyuna katar.
Genelde çocuk gerekli ortam ve malzemeyi (çamur, tahta, su, bez parçaları, vs.)bulduğunda bedeniyle, hareketleriyle, duyuları, duyguları algılaması ve anlatımıyla her zaman yaratmaya yoktan var etmeye yönelecektir. Çocuk kendi oyuncağını yaparken kişiliği de gelişir. Bu nedenle yetişkinlerin özellikle yaratıcı potansiyeli yüksek olan oyunları teşvik etmeleri gerekmektedir.
c- Duygusal-Sosyal Gelişim
Çocuğa ruh sağlığı onu sevmek ve ona oyun oynama olanağı sağlamakla kazandırılabilir. Oyun çocuk için sadece eğitsel yönden değil onun ruh sağlığı açısından da büyük önem taşımakta ve duygusal ilişkilerin başlatılması için en iyi ortamları hazırlamaktır. Çocuğun duygusal yaşantısı ile oyun arasındaki ilişki ilk defa Freud tarafında ortaya konmuştur. Çocuk oyun sırasında son derece bağımsız kendi başına buyruk, kendi dünyasında özgür hareket ederek duygusal rahatlamayı elde eder.
Çocuğun duygusal tepkilerini denetim altına almayı, düşüncelerini ifade etmeyi öğrendiği, sorunlarını ortaya koyduğu, kendine güven ile estetik beğenilerinin geliştiği görülür.
Çocukları en önemli ihtiyaçlarından biri olan sosyal yaşantısı da oyun oynarken şekillenmektedir. Oyun ile çocuk gelecekteki rollerini öğrenmeye başlar, oyun arkadaşlarına uyum sağlar, onları daha iyi tanır, ilişkileri güçlenir. Genelde çocuk oyunları evcilik, blok oyunlar, hayali, dramatik oyunlardan oluşur ve yetişkin yaşantısına yöneliktir. Oyun sırasında çocuğun yaşı büyüdükçe doğal bir şekilde arkadaşlarıyla daha olumlu iletişim içine girer.
Çocuk oyun oynarken oyunun amacını ve ona neler kazandıracağını düşünmeden, kendisini tümüyle oyuna verir ve oyun yoluyla farkına varmadan kazandığı deneyimler çocuğa ilerdeki yaşamın da çok yarar sağlar. Oyun çocuğa bir şey yaparken, bundan karşılık beklememeyi, sevinç duymayı öğretir. Bunu öğrenen çocuk büyüdüğün de fedakarlık etmeyi zaman zaman ön planda veya geri planda kalmayı öğrenir.
Oyun yolu ile arkadaşlık kurma, cinsel rolünü kavarama, hak ve özgürlüklere saygılı olmak, yardımlaşma, paylaşma, kazanma, kaybetme gibi birlikte yaşamanın bir çok gereği çocuk tarafından anlamlı bir şekilde öğrenilip uygulanmaktadır.
d- Psiko-Motor Gelişimi
İnsanın ruhsal yaşamıyla bütünleşen hareketlerine psikomotor davranışlar denilir. Çocuk doğduğunda, tepkiye hazır olma, durgun hareket, eş güdüm, dinamik dikkat ve esneklik gibi psikomotor yeteneklere sahiptir. Oyun ortamında bu yetenekler sağlıklı bir şekil de gelişir.
Daha önce hiç görmediği, denemediği kendisine yabancı olan bir etkinlik veya oyunla karşı karşıya gelen çocuklar, kendi kendine yapmaktan çekindikleri bazı hareketleri arkadaşlarıyla birlikte oyun içinde daha kolay yapabilirler. Ancak bireysel farklılıklar görülebilir.
Oyun sayesinde psikomotor becerileri, gücü, tepkisi, dikkati artar, büyük, küçük kaslarını denetim altına alır, organları eş güdüm ve denge, hareketlerde esneklik ve çeviklik sağlar.
Çocuklar, bedenlerini kontrol etmeyi geliştikçe öğrenirler. Çocukların vücut dengelerini ve organları arasındaki uyumlu hareketi sağlamak için uygun oyuncaklar aynı zamanda büyük, küçük kasların gelişmesini sağlar.
e- Fiziksel Gelişim
Çocuklar oyun yolu ile hareket ederek ve fazla yorgunluk hissetmeden bedenlerini çalıştırır. Çocuğun hareket etmesi, diyaframın, solunum yollarının, kalp çalışmasının (oyun sırasından kalp çalışması, solunum sayısını arttırır, kan havada bol miktarda oksijen alır ve kan dolaşımının hızlanması dokuları daha çok besin almasını sağlar)beslenmenin, büyük küçük kasların gelişmesinde yardımcı olur.
Okul öncesi yaşlarda çocuk büyük ve küçük kaslarını işletecek çeşitli hareketleri tekrar tekrar yapar ve ezberler. Sonuçta çocuğun büyük kaslarıyla ilgili (yüzme, koşma, atlama, tırmanma ve diğer hareketler) ve küçük kaslarıyla ilgili (yoğurma maddeleri ile oynama, makasla kesme, kağıt katlama vs.) el- göz koordinasyonu gelişir.
Okul öncesi dönem de büyük ve küçük kasların gelişimine yararlı olan tırmanma merdivenleri, kayma olukları, atlama ipleri, bisikletler büyük kasların gelişmesine; denge tahtası, bloklar, elişleri ve benzeri araç gereçlerle yapılan çeşitli oyunlar da küçük kasların gelişmesine yardımcıdır. Açık havada oynanan oyunlar çocuğun güneşten ve temiz havadan yararlanmasını sağlar ve bedensel gelişimi sağlar.
Oyuncak Standartları
Oyuncak yapımcıların, satıcıların ve ebeveynlerin oyuncaklarda dikkat etmesi gereken nitelikler hakkında Sağlık Bakanlığı'nca oyuncakların tasarımı, üretimi, dağıtımı, can ve mal güvenliğinin tehlikelere karşı korunması için uyulması gereken esasları içeren bir "Oyuncak Yönetmeliği" hazırlamıştır. Yönetmelikte oyuncakların Avrupa standartlarına uygunluğu ile miniklerin oyuncak kazalarından korunması amaçlanmıştır.
Sağlık Bakanlığının hazırladığı yönetmelik, 14 yaşından küçük çocuklar için Türkiye'de üretilecek ve yurtdışından ithal edilecek tüm oyuncaklarda, Avrupa Standartlar Komitesi'nin standartlarına uygunluk şartını getirmiştir. Yönetmelik, tüm oyuncaklar AB mevzuatına uygunluk işareti olan 'CE' ibaresinin kullanımını zorunlu hale getirmiştir.
Oyuncak Seçimi
Çocuklara çok oyuncak alınması yerine, gözlem ve keşif yeteneğini arttıran oyuncakların alınması gerekiyor.
Oyuncağın seçimi önemlidir. Çocuğa en uygun oyuncağı seçebilmek zannedildiği kadar kolay değildir. Bu işi doğru yapabilmek için yetişkinin, çocuğunu çok iyi tanıması, gelişim aşamaları ile bu aşamaların özelliklerini çok iyi bilmesi gerekir. Oyuncak tercihi çocuğu birçok alanda etkileyeceğinden önemi oldukça fazladır. Oyuncağın öncelikleri iyi bilinmeli, çocuklara bilinçsizce oyuncaklar alınmamalıdır.
Gelişi Güzel Oyuncak Tercihi
Boyutları kısa, plastik düğmeleri olan, yerinden kolayca kopabilecek, göz, tekerlek veya benzeri parçaları olan oyuncakların kolayca yutulabileceklerinden belli bir yaş grubu öncesi tehlike yaratabildiği unutulmamalıdır. Ailelerin çocuklarına paylaşımı arttırıcı oyun ve oyuncaklar hakkında tavsiyede bulunması gerekir. Çocukların seçtiği oyuncakların, yaşına göre belirli bir özellik taşıması gerektiği, oyuncakların yüzeylerinin düzgün, kolay temizlenebilir olmasına dikkat edilmesi gerekir.
Oyuncak Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Çocukların gerçekten oynayabilecekleri oyuncaklara ihtiyaçları vardır. Çocuklar bir şeylerle uğraşmaktan ve kafalarındaki şeyleri yaratmaktan hoşlanırlar. Onlar için en heyecan verici oyuncak, basit ve doğal olanıdır. Öyleyse; Oyuncak çocuğun tek başına başa çıkabileceği yapıda olmalıdır, Oyuncak merak uyandırmalı, çocuğun çevresini tanımasına yardımcı olmalıdır, Oyuncak, çocuğun özgürce oynamasını sağlamanın ötesinde çocukta gözlem, deneyim ve keşfetme isteğini uyarmalı, sosyal ilişkilerin gelişmesine yardımcı olmalıdır, Oyuncağın sayısından çok niteliğine önem verin, Oyuncakları, çocukların hayal güçlerini geliştirecek ve basit olanlarından seçin. Küçük bir çocuk için kumaştan yapılmış basit bir bebek yada kukla çok yararlı olabilir. Pahalı oyuncak her zaman iyi oyuncak demek değildir. Çocuk parkları ve yeşil alan nasıl bir ihtiyaç olarak görülüyorsa, çocuklarımızın kullandığı oyuncaklarında özellikle okul öncesi dönemde doğal ve kaliteli malzemeden yapılması ayrı bir önem taşımaktadır. Çocuklarımızın yaratıcılığını artırmak, ruhsal ve bedensel gelişimine katkıda bulunmak istiyorsak geliştirici oyuncaklara çok daha fazla önem vermeliyiz.
Bazı aileler çocuklarını oyuncağın tembelliğe ve israfa yönelttiğine inanırlar. Bazı aileler için oyuncak çocuğu ödüllendirmek için alınan bir armağandır. Bazıları ise çok fazla oyuncak almakla çocuğun bütün ihtiyaçlarını karşıladıklarına inanırlar. Bazıları pahalı oyuncak alarak onlara gösteremedikleri sevgi ve ilgiyi telafi ettiklerine inanırlar. Çocuklar bazen de bu çok pahalı oyuncakları bir tarafa iterek evdeki terlik yada anahtar ile oynar. Bu anne babayı çok sinirlendirir. Ama bilmezler ki bazen boş bir makara, terlik, eski kutu çocukların en değerli oyuncağı arasında yer alır çünkü çocuklar her zaman oynayacak bir şey bulmakta başarılıdır.
|
 |
Konu Başlıkları |
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|