Çocuklarda Görülen Beslenme Sorununun Belirtileri
3-4 yaşına kadar yemeğe direnme normal direnme dönemi olarak adlandırılabilir. Çocuklar 3-4 yaşın normal direnme döneminde anne ile çatışma artınca yemek yemek istemez, ağzında tutar, zorlayınca kusar. Çocuk beslenme ile anneyi, onun sevgisini bir tutar. Sevgisini kazanmak için anneyi kendisi ile uğraşmaya zorlar. Çocuk diyetinde bulunan ve alması gereken yiyeceklerden bazılarını reddeder, almak istemez.
Sofraya çağırılınca yemeğe gelmez. Çocuk yemeği bitirmeyip, artık bırakır. Kaşıkla masaya ve tabaklara vurabilir. Yalnızca tek çeşit yemek yemek istemezler. Yemek sırasında konuşur, hızlı ya da çok yavaş yer, döküp saçarak yemek yer. Her yemekten sonra yediklerini çıkartır
Yemek konusunda annenin ilgisini fark eden çocuk saatinde yemek yemez. Her yemekte masal ve ya oyun ister, ödül bekler. Böylece beslenmeyi olay haline getirerek açığa vuramadığı duygularını dile getirir. Bu davranışı çocuğun, aşırı titiz anneye, ilgisiz babaya, kıskandığı kardeşine bir tepki olabilir.
Çocuklarda Görülen Beslenme Sorununun Nedenleri
Yeni doğan bebeğe annenin sıkıntı ve kızgınlıkla meme vermesi, beslerken azarlaması, çocuğa uzak olması, sevgi göstermemesi beslenme sorunlarının kaynağıdır. Bebeğe sevmediği besini zorla vermek, doyduğu halde yemesi için zorlamak., düzensiz aralıklarla beslemek, çocuğun her istediğini yaparak ve eğlendirerek yedirmek, acele ettirmek, kıyaslama yapmak, ödüllendirmek gibi davranışlar çocuklarda beslenme sorununun oluşmasına nedendir.
Bebek büyüdükçe beslenmeye karşı farklı tavırlar sergiler. Bebek 12-15 aylar arasında yemekten çok oynamaktan hoşlanır. Kendisine verilen besini oyun aracı olarak kullanır. Annesinin ısrarını inatla reddeder. Çocuğun bu tutumu bulunduğu çağın geçici bir özelliğidir. Bu dönemde bağımsızlaşma süreci içerisindedir. Yemeği beğenmediği için değil annesi ısrar ettiği için yememekte, böylece kendi gücünü denemiş olmaktadır. Bu çağdaki çocuklar bazen yeni besinleri endişeyle karşılayabilirler. İlk kez gördükleri, bilmedikleri şeyleri ağızlarına koymak istemezler.
Bu sorunun en önemli nedenlerinden biri düzenli beslenme alışkanlığının kazandırılmamasıdır. Yemek sorunu çok nadir hallerde organik nedene bağlanabilir. Genellikle üzerine fazla düşülen yemek olayına aşırı hassasiyet gösterilen ve çocuğun sağlığı ile gereğinden çok ilgilenilen ailelerde, çocuğun yemek yememesi "canım istemiyor", "acıkmadım" gibi sözleri yaygın bir sorundur. Çok titiz ve koruyucu annenin çocuğun kendi kendine yemesine izin vermemesi, çocukta bu işi başaramamaktan rahatsızlık duyma, anneye karşı bağımsızlığını kanıtlamaya çalışmasına yani yemek sorunlarına yol açabilir.
Çocuğun inatçı, huysuz, iştahlı ve iştahsız olması yani kişilik yapısı da bu sorunun nedenleri arasındadır. Anne-çocuk, öğretmen-çocuk arasındaki duyguların niteliği, yemek öncesi, yemek sonrası ve yemekte anne-baba veya öğretmenin tutumu yemek yemeyle ilgili sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Anne babaların değişen değer yargıları, çocuğum yeterli gıdayı alamaz korkusuyla çocuğu biberonla ve püreyle beslemek. Ailenin aşırı katı tutumu, çocukların dövülmesi, hırpalanması, aç bırakılması, huzursuz ailelerde yetişen çocuklarda beslenme sorunları ortaya çıkmaktadır
Uykudan uyanan çocuklar iştahsız olurlar. Özellikle sabahleyin, okul için kalkan çocuklar hemen sofraya otururlarsa, yemek yemek istemezler. Yağlı ve kakaolu besinler, iki yemek arasında gelen yiyecekler çok sıcak, çok soğuk yemekler beslenme sorununa neden olabilmektedir.
Günümüzde çoğu çocuklar annelerin çalışması nedeniyle kreşte veya bakıcı tarafından eğitilmektedir. Çocuk akşam buluştukları zaman onların ilgisini çekmek için yemekte sorun çıkarabilir. İki yaşından sonra kız çocukları babaya erkek çocukları anneye düşkündürler. Çocukları onları üzmek için bilerek yemek yemezler. Oyun çocukları evdeki iştahsız bir büyüğü örnek alarak yemezler.
Çocuklarda Görülen Beslenme Sorununun Önlenmesi
Annenin doğumdan itibaren çocuğa düzenli bir beslenme alışkanlığı kazandırmaya çalışması gerekir. Bu konuda keyfi ve düzensiz olmamalı, çocuğun yaşına göre anne sofrayı hazırlamalı, yemekten sonra onun yardım etmesine izin vermeli yemeği döküp saçsa da kendisi yemeli, TV'deki programlarla (ilgili çizgi filmler, oyunlar vb.) çocuğun ilgisi beslenmenin önemine çekilmelidir. Yemek yemesi için yalvarmak, zor kullanmak, ödüller vaat etmek çocuğa zarar verir.
Çocuğa seçme hakkı tanımak, karar vermesini istemek, işi inada bindirmeden ona bu konuda özgürlük tanımak gerekir. Çocuklar için elden geldiğince karar vermelerini gerektiren ortamlar oluşturulmalı. Örneğin, "Yumurtanı haşlanmış mı, yoksa sahanda mı istersin?", "süt mü yoksa portakal suyu mu içmek istersin?" diye sorarak kendine ilişkin konularda bir sorumluluk taşıdığını hissetmesi sağlanabilir.
Çocuklar anne ve babalarının, sevgi ve saygı çerçevesinde konuştuklarını görmeli. Anne-baba ve kardeşler bu konuda küçüklere örnek olmalıdır. Sofra özenle hazırlanmalı, temiz ve düzenli olmalı. Sofraya çocuk için de tabak, çatal, kaşık ve bardak konmalı, sofrada onun da bir yeri olduğu gösterilmelidir. Çocuk sofrada bazı hatalar yapabilir, yemeğini, suyunu dökebilir. Anne babalar çocuklarının yaptıklarını yüzüne vurup, bağırıp çağırmamalılar. Beslenme saatleri çocuğun istediği mutlu bir olay durumuna getirilmeli. Kuşluk ve ikindi vakitleri iştah kapatacak yiyecekler verilmemeli.
Çocuklara Özel Yemek Yeme Davranışları Ve Öneriler
Herhangi bir hastalığı olmayan sağlıklı çocuklar, yemek saatlerinde fizyolojik açlık duyarak yemeklerini iştahla yerler. Ancak yapılan bazı tutum ve davranışlar nedeniyle çocuklar yemek yemeyi reddedebilirler ya da yemek çocuğa özel araç gereç kullanılmadan ve uygun olmayan şekilde sunulduğundan çocuk yemeği yemeyebilir.
Bu durumlar ve bu durumlarda yapılabilecekler aşağıda özetlenmeye çalışılmıştır.
1.Çocuklar yemek öncesi su içmişlerse iştahları kapanmış olabilir
Öneri: Yemek öncesi su içen çocuğun iştahı baskılanmış olabilir, bu durumda çocuk yemeğini daha uzun sürede tüketir. Sabırlı ve anlayışlı olunmalıdır.
2.Yemek öncesi şeker yemiş olabilirler
3.Çocuk öğün aralarında bir şeyler, özellikle çikolata, pasta vb yiyorsa yemek saatinde yeterince açlık duymayabilir
Öneri: Özellikle iştahsız çocuklara öğün aralarında bu tür besinler verilmemesine özen gösterilmelidir.
4.Öğün sırasında duygusal bir sorun yaşarsa yemek yemek istemeyebilir.
Öneri: Daha önce de belirtildiği gibi çocuk yemek istemediğinde ısrar edilmemelidir, çocuk bir sonraki öğünde açığını kapatır.
5.Yemek öncesi top oynamak, ip atlamak vb gibi yorucu aktiviteler yapılmışsa çocuk yemek yemek istemeyebilir
Öneri: Bu tür aktivitelerden sonra çocuk bir süre dinlenmeli daha sonra yemek yemelidir. Anne çocuğun dinlenmesine fırsat vermeden yemek için zorlarsa çocukta yine negatif tutum oluşmasına neden olur. Ancak aktiviteden sonra uzun zaman geçerse de doğru olmaz. Aktiviteden sonra yeterli besin almak çocuğun harcadığı depoları doldurması için uygun bir zamandır.
6.Çocuklar hastalandıklarında iştahsız olurlar
Öneri: Yeterli sıvı alındığı sürece (su, ıhlamur, ayran, limonata vb olarak) bir iki gün az yeme önemli bir sorun yaratmaz. Çocuk hastalığının bitiminde daha büyük bir iştahla yemeklerini yiyecek ve açığını kapatacaktır. Bu dönemde ısrar etmek, yine çocukta negatif tutum oluşmasına neden olur.
7.Bazı çocuklar bazı besinleri sevmezler, onlara zorla yedirmek o besinden iyice uzaklaşmasına neden olur
Öneri: Çocuk ilk anda reddediyorsa, üzerine gitmemeli o öğün başka bir şey yedirilerek doyması sağlanmalıdır. Çocuk arkadaşlarının yediğini görünce bir sonraki serviste deneyebilir. Yemek bütün çocuklar tarafından reddediliyorsa, birkaç kez tekrarlanmasına rağmen hiçbir gelişme yoksa, o yemeği servis etmekte ısrar etmek anlamsızdır. Çocukların o yemeğe alıştırılması hedefleniyorsa, bu türden bir yemek diğer yemeklere garnitür gibi az miktarda verilerek tekrarlanmalıdır.
8.Çocuk yediği bir besinden sonra kusmuşsa o besine karşı hassasiyet geliştirip yemek istemeyebilir.
Öneri: Kustuğu sırada yediği yemeği bir süre servis etmemeli, servis edildiğinde tutumu iyi gözlenmelidir. Yemeği reddederse ısrar edilmemeli bir süre sonra yeniden denenmelidir.
9.Bazı çocuklar, yemekleri küçük parçalara bölünmeden yiyemezler.
Öneri: Bu çocuklara yemekleri parçalanarak yemeleri yardım edilmeli, kendisinin de nasıl parçalayacağı gösterilmelidir.
10.Yemek yedirirken çocukla oynamak, televizyon seyrettirmek gibi davranışlara alıştırılmış olması nedeniyle hep bu davranışı beklemesi
Öneri: Yemek saati oyun saati ile karıştırılmamalıdır. Çocuk yemek saatinde sadece yemeğini yemeli, ancak yemek sonrası kendisi ile oynamak ihmal edilmemelidir. Çocukla yalnız yemek saatinde ilgileniliyor ve oynanıyorsa çocuk bu durumu kullanır ve yemek saatleri her iki taraf için de zor bir durum yaratır.
11.Çocuğun yemek yediği için ödüllendirilmesi, bu nedenle her yemekten sonra ödül beklemesi.
Öneri: Her yemekten sonra ödül alacağım diye nazlanabilir. O nedenle yemek ne ödüllendirme ne de cezalandırma için kullanılmamalıdır.
12.Besinlerin çocuğa sunuluşunun cazip olmayışı.
Öneri: Yemek masası, masada kullanılan örtü ve servis gereçleri çocuğun hoşuna gidecek şekilde olmalıdır. Boyanmış yumurta, şekilli olarak hazırlanmış bir makarna tabağı çocuğun ilgisini daha çok çeker. Yemekler küçük tabaklarda, az miktarlarda ve mümkün olduğu kadar çeşitli hazırlanmalıdır.
13.Çocuklar yemekleri sıcak yiyemezler
Öneri: Yemek piştikten hemen sonra çocuğa verilmemelidir. Bir kere ağzı yanan çocuk yemeğe karşı isteksizlik geliştirebilir. Çocuğun önüne konulan besin ılık olmalıdır.
14.Bazı çocuklar yemekte çok konuştukları için yemeklerini zamanında bitiremezler
Öneri: Arkadaşları yemekten kalkınca da onlarla oynamak için yemeklerini bitirmeden kalkmak isterler. Bu çocuklar iyi gözlenmeli, anne ile iyi bir iletişime girilmeli, akşam evde yeterince yiyip yemediği kontrol edilmelidir. Yemekte konuşmanın sakıncaları üzerine yazılmış hikâye okunduktan sonra çocuklar üzerindeki etki izlenmelidir. Çocuk konuşmaktan yemeğini bitiremezse, masadan kalktıktan sonra eğitici ona yemeğini bitirmesi için yardımcı olmalıdır.
15.İnatlaşma
Öneri: Çocuk önüne konulan yemeği yemekte nazlanıyor ve yemiyorsa, yirmi dakika beklenmeli, bu süre içinde yememişse yemek önünden kaldırılmalıdır. Çocuk bir sonraki öğün, yemeğini iştahla yiyecektir. Daha önce de belirtildiği gibi çocuğa asla ısrar edilmemelidir.
16.Bazı çocuklar yemeğe karşı iştahsızdırlar
Öneri: Bu çocuklar bir yaşından itibaren zorla yemek yedirilen çocuklar olabilir. Bu nedenle bu tür çocukların aileleriyle yakın ilişki ile ve bu konuda uzman bir kişi yardımı ile sorun çözülmeye çalışılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kansızlığı olan çocuklar iştahsız olur. Çocukta böyle bir sorun olup olmadığı araştırılmalı, varsa tedavi edilmelidir. İştahsız çocuklarda sorunun çözülmesi çok basit değildir, uzman olmayan kişilerin karışması durumu daha da ağırlaştırabilir. Esasen çocuklar genellikle bir yaş civarında iken bu tür bir sorunla karşılaşılır, o dönemde yanlış davranılırsa uzun süre, yemek yeme sorunu olan, iştahsız bir çocukla yaşamak zorunda kalınabilir.
Besin Piramidi
Günlük olarak tüketilecek besin gruplarının gram olarak ayarlanması güç olabileceği düşünülerek daha basit bir yol arayışına gidilmiş ve çalışmalar sonucu rehber olarak besin piramidi geliştirilmiştir. Besin piramidinde her gün yenmesi gereken besin türleri gruplandırılmıştır. Az yenmesi önerilen gıdalar yukarda, çok yenmesi gereken gıdalar geniş tabanda belirtilmiştir.
Bu piramit aşağıdaki gibidir
Çocuklarda kalori ihtiyacı yaşına göre değişmektedir.1-3 yaş arası çocuklarda 1300 kalori iken 4-6 yaş arası 1800 kaloridir.
Çocuklar için belirlenen kalori ihtiyacına göre düzenleyecek olursak; çocukların tahıl ürünlerinden(ekmek, pirinç v.b.) 4-8 porsiyon, meyvelerden 2-4 porsiyon, sebzelerden 2-4 porsiyon, süt ürünlerinden 2-4 porsiyon, et-balık-yumurta-kuru fasulye-tavuktan 2 porsiyon tüketmesi, sağlıklı bir beslenme için şart olmayan hatta uzak durulmasında fayda bulunan çikolatalar ve yağlardan da mümkün olduğunca az tüketmesi gereklidir
Bilinçli Beslenme İçin Öneriler
Sağlıklı yaşamak için bilinçli beslenmeye önem verilmelidir. Bilinçli beslenmek aşağıdaki maddelere uyulmalıdır;
1.Tüketilen gıdaların çeşitlilik açısından zengin olması
Tek taraflı beslenme yemekte alınan hazzı ortadan kaldırdığı gibi ayrıca yemeğe karşı olumsuzluk geliştirir. Dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemli koşulu tek taraflı beslenmemekten geçer. Değişik gıdaların damak tadını yaşamanın ayrıca bir haz verdiğinizde bilmemiz gerekir.
Tabiatın bize sunmuş olduğu taze ve çok çeşitliliği; meyve, sebze, ekmek, süt ve süt ürünlerinin örneğinde olduğu gibi tüketmeniz sizi daha dinç ve dinamik kılacaktır. Meyve ve sebze yemeyi bir alışkanlık haline getiriniz. Ancak her meyveyi ve sebzeyi kendi mevsim ve sezonunda yemek gerekmektedir. Suni şekilde olgunlaştırılan meyve ve konservelerde içinde olması gereken minareli ve vitaminlerden fakir olduğunu bilmemiz gerekmektedir.
2. Almış olduğunuz enerji/kalorinin miktarı önemlidir.
Gereğinden fazla gıda tükettiğinizde vücut onu yağa dönüştürerek depolayacaktır. Vücudunuzda bulunan tüm yağ depolarının temelinde fazlaca alınan gıdalar yatmaktadır.
Vücudun gereksiniminden daha az enerji/gıda aldığınızda ise yaşamınızı sürdürebilmeniz için ilk olarak depo edilmiş olan enerji kaynakları kullanılacaktır. Bu durum ancak gerçek anlamda vücudunuzda yağ depoları varsa anlamlıdır, yoksa bu durum adale erimesini beraberinde getirir.
3. Toplam gıdanın fazla öğün sayısına bölünerek tüketilmesi anlamlıdır.
Olağanüstü açlık hissini daha iyi kontrol altına almak ve bunu bastırmanız için günde en az 5-6 kez az miktarda öğün almanız sağlıklı olacaktır. Ağzınıza almış olduğunuz lokmaları iyi çiğnemeyi alışkanlık haline getiriniz. Çünkü doyma refleksi midede değil beyinde bulunmaktadır. Ne kadar ağır ve iyi çiğnerseniz almış olduğunuz gıdayı bir o kadar sindirmiş olursunuz. Öğün sayısını arttırdığınız içinde mideniz belli aralıklarla iyi alıştığında doyma refleksi daha erken ortaya çıkacak ve sizde fazla kilo almaktan kurtulacaksınız.
4. Yeteri kadar protein alınmalıdır.
Kilo başına ortalama olarak 0,9 gr protein almanız gerekmektedir. 60 kg ağırlığında olan bir bayan için bu 54 gr protein demektir. 80 kg olan erkek için ise yaklaşık 72gr protein demektir.
Vücudumuz kendi depolarında protein meydana getirecek kabiliyeti yoktur. Onun için proteinin dışarıdan yiyecek yolu ile alınması önemlidir. Ancak alınan miktarın sınırlı olmasında bir o kadar önemlidir. Toplam ji kaynağımızın %10 protein ile sağlanması sağlıklı beslenme anlamında anlamlı ve önemlidir.
Sağlıklı beslenme açısından haftada 2 öğün etli yemek protein açısından yeterli olacaktır.
Fazla tüketilen protein hemen yağa dönüşüp depolanacağından fazla yemekten kaçınınız.
5. Tükettiğiniz yağı sınırda tutunuz.
Gözle görülen yağlardan kendinizi sakınmalısınız.
Ancak gözle görülmeyen gizli yağlar karşısında da daha dikkatli olmalısınız. Alış veriş yaptığınız gıdalarda yağsız olanlara öncelik veriniz, katı yağlardan sakınınız. Peynir ve sucuk türlerinden yağsız olanları tercih ediniz.
6. Her gün taze sebze, meyve ve tahıl ürünleri tüketmeyi alışkanlık haline getiriniz.
Vitamin hapları yerine vitamin ihtiyacını; taze sebze ve meyve tüketerek dengeleyiniz.
Sebze, meyve ve tahıl ürünlerinin içinde ayrıca sağlıklı bir yaşam için ihtiyacınız olan mineraller ve posalar yeterli derecede bulunmaktadır.
7. Tatlılardan uzak durmalı
Yemek olarak tükettiğiniz şeker fazlası vücudunuzda hemen yağa dönüşmektedir. Ayrıca tatlılar ve rafine şekerler kalitesiz karbonhidratlardır. Bunların gereksiz yere vücudunuzda yağ olarak depolanmasını istemezsiniz herhalde!
8. Su: Yaşamak için önemlidir.
Soluduğumuz hava kadar hayati önem taşır.
Su içmeyi alışkanlık haline getiriniz. Sabah kalktığınızda ilk yapmanız gereken görevlerinizin başında i su içmek olmalıdır.
9. Spor ve Egzersiz.
Günlük egzersiz yapmak çok önemli ve sağlıklıdır. Ağır yemeklerden sonra en az 20 dakika yürümek sağlıklı bir sindirim ve dolaşım için önemlidir.
Bu kurallar dışında annenin yemeği sofraya getirmeden önce dikkat etmesi gereken birtakım kurallar vardır. Bunlara uymak bilinçli beslenme konusunda büyük önem taşır bu kurallar;
a. Gıdaları Doğru Pişirmek
Birçok çiğ gıdalar, et, süt ve sebzeler, sıklıkla hastalığa yol açan mikroorganizmalarla bulaşmış olurlar. Doğru pişirme ile bu mikroorganizmalar ölürler. Mikroorganizmaların ölmesini sağlamak için pişirirken gıdanın tümü buharlaşma ısısına, yani 70 dereceye ulaşmalıdır.
b. Pişmiş Gıdaları Bekletmeyiniz!
Bebek ve küçük çocuklar için gıdaları taze hazırlayın ve piştikten sonra yenebilecek kadar soğuyunca hemen yedirin. Bebek ve çocuklar için hazırladığınız gıdaları bekletmekten kaçının. Ancak bu mümkün değilse gıdaları en fazla bir sonraki öğüne kadar soğuk (10 derecenin altında) ortamda saklayınız. Sakladığınız gıdaları doğru şekilde, gıdanın tümünün en az 70 derecede olmasını sağlayarak ısıttıktan sonra yiyebilirsiniz.
c. Pişmemiş Gıdaların Pişmiş Gıdalarla Temasını Önleyiniz!
Pişmiş gıdalar pişmemiş çiğ gıdalar ile temas ederse pişmiş gıdaların mikroorganizmalarla bulaşabilme riski yüksektir. Bu bulaşma doğrudan olabileceği gibi kirli eller, kaplar ya da kirli yüzeylerden dolayı bulaşma da olabilir. Bu nedenle özellikle eller bulaşma riski taşıyan maddelerle temastan sonra iyice yıkanmalıdır. Benzer şekilde çiğ gıda için kullanılmış kaplar da bir başka yemek pişirmeden önce iyice yıkanmalıdır. Pişmiş gıdalara, pişmemiş çiğ gıdalar eklemek mikropların bulaşmasına neden olabilir. Bu durumda gıda yeniden uygun şekilde pişirilmelidir.
d. Meyva Ve Sebzeleri Güvenli Su İle Yıkayınız!
Meyve ve sebzeler, özellikle bebeklere pişirilmeden verilecekse, temiz ve güvenli su ile iyice yıkanmalıdır. Mümkünse meyve ve sebzeler püre haline getirilmelidir. Temiz su ile yıkamama gibi bulaşma riski olan durumlarda sebze ve meyveler bebeklere verilmeden önce uygun şekilde pişirilmelidir. [90]
e. Ellerinizi Yıkayınız!
f. Gıdaları Sinek, Kemirici Ve Diğer Hayvanlardan Uzak Tutunuz!
Hayvanlar sıklıkla hastalıklara yol açan mikropları taşırlar. Hayvanlar, gıdaların mikroorganizmalarla bulaşmasına neden olurlar. Gıdaları korumak için üstü kapalı kutularda saklayınız.
g. Gıdaları Hazırladığınız Yerlerin Temiz Olmasını Sağlayınız!
Gıdaların hazırlandığı yerler bulaşmayı önleyebilmek için mutlaka temiz olmalıdır. Gıda artıkları hem mikropların çoğalması için güzel bir ortam oluşturur hem de böceklerin çoğalmasına neden olurlar. Çöpler mutlaka kapaklı kaplarda muhafaza edilmeli ve mümkün olan en kısa sürede imha edilmelidir.
|
 |
Konu Başlıkları |
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|